8 Ocak 2014 Çarşamba

GÖLGE VE KEMİK (SHADOW AND BONE) - LEIGH BARDUGO


yine bir övgü yazısı, yine beni kendine hayran bırakan bir kitap :)

uzun zaman önce aldığım gölge ve kemik kitabını henüz okuma fırsatı buldum ama keşke daha evvel okusaydım diye hayıflanıyorum şu an gerçekten çok güzeldi..

fantastik bir dünyada ortaçağ tarzı yaşanılan hayatlar düşünün ama silahlar yeni yeni icat edilmeye başlanmış.. ülkeler hala krallıklarla yönetiliyor. ve askeri orduların yanında bir de grisha denilen, çok özel yeteneklere sahip  seçilmiş kişilerden oluşan bir bilim-büyü topluluğu var..

bu kitapların çocuklara kastı nedir anlamıyorum açıkçası çünkü burada da her çocuğu çok küçük yaşlarda ziyaret edip yeteneklerini sınıyorlar. özel yetenekleri olan çocukları da sonsuza kadar ailelerinden ayırıyorlar ki bu da oldukça korkunç grisha'lardan ailesini bir daha gören yok..

asıl karakterimiz alina hayırsever bir lordun bakımını sağladığı bir yetim. en yakın arkadaşı ve büyüyünce aşık olacağı çocuk olan malyen'la beraber büyümüşler ve sonrada beraber orduya katılmışlar.. bu çok yakışıklı oğlana aşkını bir türlü itiraf edemeyen alina tam bir yalnızlık ve umutsuzluk içinde hayatını sürdürmekte zaten kendisi öyle tanrının ispatı niteliğinde güzel,  çekici, şahane falan değil arkadaşlarından bazıları kendisine sırık demekte hatta..

hikaye nerede başlıyor peki?

ülkeyi dünyanın geriye kalanından ayıran karanlık bir bölge düşünün. düşünün ki karanlıklar ve sisler içindeki bir vadiden karşı tarafa sürekli geçmek zorundasınız. erzak, giyecek, ticaret gibi sebeplerden buna mecbursunuz ama can kaybı olmadan geçebilen hiç kimse yok...

işte bu sebeplerden alina ve malyen'in ordu birliği karanlıklar diyarından karşıya geçip geri dönmek zorundadır elbette yanlarında diğer ordu görevlileri, grishalar ve bir çok silah mühimmat vardır.. yolculuğun ortalarına kadar herşey düzgün gitsede birden bire karanlıktaki yaratıkların yoğun saldırısına uğrarlar. her yer kan içindedir, herkes ölmek üzeredir, malyen da yaralanmış ve kalkamamaktadır.. alina çaresizce yapabileceği tek şeyi yapar ve malyen'ın üstüne kapaklanır. işte o an karanlık vadiye gözleri kör eden bir ışık yayılır, alina zaten bilincini kaybetmiştir.

kitap çok yönlü, çok ayrıntılı bir kitap ve ben bir sürü şey anlatmadan kitabı nasıl anlatabileceğimi gerçekten bilmiyorum..

bu grishaların hepsinin farklı bir gücü var ve alina'da güneşin elçisi dedikleri bir güç var bunu saf ve temiz bir ışık olarak algılayabilirsiniz karanlık ve kötü hiçbir şey bu ışığın altında hayatta kalamaz, karanlık varlığını sürdüremez..

şimdi yetim bir kız düşünün, sıradan bir kız, hiçbir yere ait olamamış bir kız, yalnız, güvensiz, saygı görmemiş, asla yeteri kadar değer görmemiş, aşık olduğu çocuk kendisinden başka herkesi çekici bulmakta..

alina'nın birden bire gelen başarı, ilgi, hayranlık neticesinde kendi ışığından gözleri kamaştı, ayakları yerden kesildi..

bütün grishaların komutanı olan karanlıklar efendisi de alina'nın kendini kaybetmesine oldukça yardım etti..
karanlıkların efendisi ve güneşin elçisi..
beraber yönetir, beraber barış ve huzur getirirken..  mi?

devamı için kitabı okumanız gerekecek spoiler vermemek için kendimi paraladım burada yani :) ikinci kitaba baktım hemen bunu bitirince. ne yazık ki daha hiç ortalarda yok kendisi.. orta yerimden çatlayacağım yani devam kitapları daha hızlı yazılmalı :)





2 yorum:

  1. Uzun zamandır merak ettiğm ancak bir türlü alamadığım bir kitaptı, yorumun muhteşem... Kesinlikle okuyacağım :)

    YanıtlaSil
  2. Konusu pek ilgimi çekmedi yine de bir şans vermek gerek sanırım :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...