6 Mayıs 2015 Çarşamba

SERAPHINA - RACHEL HARTMAN


Arkadaşlar bugün Seraphina isimli kitap ile ilgili yorum ve görüşlerimi sizlerle paylaşacağım. Seraphina kapağını beğenerek satın aldığım uzun zamandır da kitaplığımda okunmayı bekleyen kitaplar arasındaydı. Fantastik türünü zaten oldum olası sevdiğimden mutlaka bir şans vermek isterim bu tarz kitaplara. Ancak bu defa aradığımı bulmadım ne yazık ki.

Yani şöyle anlatayım yazar bir dünya yaratmaya çalışmış. Yeni bir dünya. Bu dünyada ejderhalar ve insanlar bir çeşit anlaşmaya varmışlar ve savaşı sonlandırmışlar. Efendim ejderhalar insana dönüşüyor ama bir çeşit koku salıyorlar, saartrans gibi garip bir deyim uydurmuş  falan filan. Kısacası sevmedim hem de hiç sevmedim.

Gorred krallığı adında bir krallıkta yaşıyorlar. Ejderler ile insanlar arasındaki korkunç savaşı bitireli kırk yıl olmuş ama hala birbirlerine güvenmiyor ve tırsıyorlar. Seraphina bir melez yani yarı ejder yarı insan gibi bir şey. Bu durumu ortaya çıkınca vücudunda da pullanmalar başlıyor. Zihninde bir takım ucube varlıklar ile iletişim halinnde. Bunlar sonradan öğreniyoruz ki diğer melezlermiş. Saçma sapan bir kitaptı. Hiç keyif almadım diyebilirim okurken. 

Bir defa her şeyi geçtim genç bir kızın vücudunda pullar çıkması son derece iğrenç. Bu pulları her sabah yıkayıp yağlamak zorunda kalması, bakımını yapmazsa kaşınması falan  yani söyleyecek söz bulamıyorum. Çok yadırgadım. Lütfen değerli takipçilerim beni affedin ama bunu okurken gerçekten aşırı rahatsız oldum. Neymiş efendim? Annesi ejderhaymış. Olmasaymış efendim demek ki kuralların bir nedeni varmış. Bu arada yaşadıkları dünyada çok katı kurallar var saar denilen ejder-insan karması ile normal insanların sevgili olması falan feci yasak.

Babası olacak insan başlarda kızını aşırı korumacı davranırken, sonrasında bir umursamazlık bir vurdumduymazlık bravo yani. Dayısı olan Orma karakteri fena değildi. En azından biraz daha sorumluluk sahibiydi belki bir eğitmen olmasının getirdiği bilinçle. Kızın dedesi ise zaten tam bir bombaydı. Herifi kendi öz oğlu öldürdü falan evlere şenlik yani.

Kızımız aşırı derecedeki müzik yeteneği ile saraya girip müzik üstadının yardımcısı olmayı başarıyor. Kraliyet ailesinden de prensesin nişanlısı prens Lucian Kiggs'e tutup aşık oluyor. Yani bu ne hadsizlik kardeşim. Sen normal bir insan dahi olsan prensesin nişanlısı olan bir prense aşık olmak ve bunu aleni olarak belli etmek ne mümkün? Üstelik senin durumun ortada.

Yalnız yazarı tebrik ediyorum. En son sahnede prense kızın pullarını öptürüp de kızı topuklarına kadar güya titretti ya yani orada kesinlikle bu kitapla zaman kaybettiğimi fark ettim. Bu sahne bünyede farkındalık yarattı. Kısacası asla önermiyorum.

                                                                   Herkese Keyifli Okumalar...

4 yorum:

  1. Tam bir fiyaskoymuş. Çoğu insan yarı da bırakırdı siz de benim gibi biraz ısrarcı davranmışsınız sanırım.
    Neyse daha keyifli okunası kitaplarla karşılaşmanız dileğimle...

    YanıtlaSil
  2. Bu kitaba ben de büyük umutlarla başlayıp hayal kırıklığına uğramıştım :'(

    YanıtlaSil
  3. Merhaba :) Bloğunuzu yeni keşfettim :) Bu arada yazılarınız harika ;) Bloğunuzu takibe aldım :) Benim bloğada beklerim :) Gelirseniz çoook memnun kalırım :)
    http://seviimlihbidunyasi.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...