17 Kasım 2016 Perşembe

SÜRGÜN ÇOCUKLAR - MARGARET PETERSON HADDIX

Bugün ilginç bir kitapla sizlerle birlikteyim. "Sürgün Çocuklar" konusu son derece değişik bir kitap. Açıkçası sonuna kadar da neler olduğu konusunda düşündürdü. Kapak tasarımına hayran olduğumu belirtmeliyim. Hatta kitabı okuma listemde üst sıralara almama sebep kapak tasarımıdır diyebilirim. Ancak kapaktaki bu detayın kitap içerisinde böyle çarpıcı bir şekilde önüme çıkacağını hiç düşünmemiştim.

Kahramanlarımız Rosi ve Bobo kardeşler. Şunu belirtmeden geçmeyeceğim Bobo ismi bana ayıyı çağrıştırdı. Kitap boyunca çocuğu beynim bana ayı olarak çevirdi ki bu aslında bazen eğlenceli bazen üzücüydü. Yani karakterlerin isimleri bence çok önemli Boby olsaydı böyle olmayacaktı mesela. 

Rosi 12 yaşına, Bobo ise yalnızca 5 yaşında. Her ikisi de doğduklarından beri Fredkent'te Fred anne! ve Fred babalarıyla yaşıyorlar. Çünkü güvenlikleri nedeniyle ailelerinden alınmışlar. 12 yıldır doğan her bebek ailelerinden alınarak buraya getirilmiş ve Fred'ler tarafından büyütülmüşler. Fredler son derece barışçıl, kibar ve naziktirler. Çocukları da aynı nezaket ve itina ile büyütmüşlerdir. Şimdi şunu da düşünüyorsunuz: "Bu kadar nazik bir topluluk bir anne babayı çocuklarından ayırırı mı? Buna nasıl razı olur?" dedim ya gerçekten konu son derece enteresan. Ama şimdi herşey değişmiştir. Protokoller yapılmış ve tüm çocuklar ailelerine geri iade edileceklerdir. Çocuklar iade edilmek istiyorlar mı? Anne ve babalarına bir özlem duyuyorlar mı? Hayır... Hiçbir çocuk Fredkent'ten ve Fred anne-babalarından ayrılmak istemiyorlardır. 

Şimdi şöyle bir düşünce geçiyor önce kafanızdan: "Bir anne baba naısl olur da kendi öz evladı için tehilike arz ederbilir?" Böyle bir şey mümkün mü? Çocuklar döndükten sonra içinizdeki şüphe daha da büyüyor. Son derece çelişkili ve tuhaf davranan anne babalar var ortalıkta. Rosi ve Bobo için de öyle . Anne ve baba onlara son derece ilginç bir tutum sergilemektedirler. Bobo'ya olanca sevgi ve hoşgörü ile yaklaşırlarken Rosi'ye düşman muamelesi yapmaktadırlar. Neden? 

Bir insanın yaşaması veya ölmesinin nedeni göz rengine bağlı olabilir mi? Kahverengi gözlüysen sorun yok ama yeşil gözlüysen ölmelisin gibi bir mantık olabilir mi? Zaman zaman dehşete düşüyorsunuz okurken. O zavallı çocukların yalnızlığı ve umutsuzluğu içinize dokunacak.

Tüm bunların nedenini ve kimlerin sorumlu olduğunu kitabın sonunda göreceksiniz. Burada spoilere girmeyeceğim. Hani böyle bazen beynimizi boşaltmaki isteriz ya.  Kafanızı dağıtmak için okunabilecek bir kitap. Limonlu parfe gibi hafif bir kitap diyebiliriz.

Herkese Keyifli Okumalar...



 

5 yorum:

  1. Çocukları arasında ayrım yapan o kadar çok aile var ki. Özellikle de kız ve erkek çocuk konusunda.

    Kitabı çok güzel anlatmışsınız, tebrik ederim.

    YanıtlaSil
  2. Göz rengine göre birini öldürüp öldürmemek.. Gerçekten de ilginç bir konusu varmış. Kitabı daha öncesinde görmemiştim. İsmini yazdım bir kenara :)

    YanıtlaSil
  3. Kitabı beğenerek okudum, yazarın ben de bir kitabı daha varmış onu da okumak istiyorum. =) Ben de Bobo ismini ilk okuduğumda aklıma ayı gelmişti. :D Yazı için teşekkürler, sevgiler ^.^

    YanıtlaSil
  4. Değişik bir konusu varmış. okumadığım bir kitap ama merak ettim doğrusu
    Sizi takibe aldım, sizide beklerim.:)
    http://mothers-dream.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  5. bu kitaba bayılmıştım hatta bloğumuzda da yazdım :) umarım serinin diğer kitapları bir an önce çıkar okuruz :D

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...