25 Eylül 2014 Perşembe

KİMLİKSİZ - SELVİ ATICI


Yeni yazarların kitaplarının basılması hoşuma gidiyor çünkü Türk edebiyatının ciddi taze kana ihtiyacı var. Çoğu yayınevi Türk yazarlara sıcak bakmıyor, okuyucu olarak itiraf etmeliyim ki bende iki kere düşünüyorum yerli yazar olunca.

Bütün bu önyargıları kırmak için okumaya ve yorumlamaya çalışıyorum Türk yazınını ama zihniyet her yerde kendini gösteriyor. Deryal dediğimiz asıl adam ağır abi tadında bir tip, gece kulubü sahibi, zengin vs, vs...

Her şey aslında çok güzel başlıyor.

Bir kızla tanışıyor ve kıza gereksiz derecede kafayı takıyor, biz en iyisi şuna diyelim ki aşık oluyor. Kitap o kadar güzel başladı ve o kadar güzel ilerledi ki şu yorumu yazmak cidden canımı sıkıyor çünkü okurken böyle hissettirmemişti.

Deryal Türk karakterler içinde gerçekten efsane olabilirdi, çizgi film seyretmekten hoşlanan, oyuncak koleksiyonları olan bir adamdan bahsediyoruz. Küçüklüğünde yaşadığı şeyler var ki karakterindeki bütün bu tezatları mis gibi açıklıyor, ya düşünün ki her şey neredeyse kusursuz ilerliyor. Sonunda dedim kendi kendime sonunda düzgün bir hikaye okuyacağız.

Tabii bunu dediğim an her şey tepe taklak çöküp, bildiğin başıma yıkıldı.

Okuyacağım kardeşim spoiler verme diyenler sayfayı terk etsin, kitap içinde her şey çok güzel giderken olacak olan saçmalığa hazır olsun. Kalanlaraysa mesajımdır.

Aşk her şeyi affetmez! O sadece bir şarkı.

Yani nasıl bir ülkede yaşıyoruz, insanlar nasıl kafalar yaşıyorlar... Ataerkillik aşırı dozda olduğunda öldürücü bir şey olsaydı, toplum olarak çoktan ölmüştük.

Tecavüz bırakın sevgiliyi evlilik içinde bile olsa tecavüzdür. Önce bekareti aşırı bir şekilde kutsayan kafa, kızdığı zaman da sahip olduğu tek iktidar-otorite simgesini kullanıp kadına tecavüz ederek onu cezalandırıyor. Bir kitap ancak böyle katledilebilirdi. Hiç kimse tecavüzcüsüne aşık kalamaz, tabii fantazi yapmıyorlarsa!

Pardon ama çok yanlış gelmişiz sanırım, ben bunu aşk romanı sanıyordum.

Bunlar hep zihniyet problemi. Bunları normalleştirmeye, aman canım sende geçti bitti dedirtmeye çalışmak akıl alır şey değil. Biz idealize edilmiş roman karakterlerinde bile tecavüzü, tecavüzcüsüyle evlenenleri görüyorsak gerçekten artık komple fişimizi çekelim, pompei gibi bir şey lazım sanırım bize.

Kadına değer vermeyi öğrenemezsek, hiçbir şey olmayacak bizden. 

Keyifli Okumalar...

12 yorum:

  1. Sen benden de zor beğeniyorsun be arkadaşım :)

    Ben de yazmıştım tecavüz ile başlayan bir hikaye, orada da tecavüzcüsüne aşık oluyordu ana karakterim. Ama bu biraz işleyiş meselesi belki de... Zihniyet her yerde kendini belli ediyor demişsin ya bu yalnızca Türklere ait bir durum değil ki Amerikalısı da İngilizi de Almanı da kensi zihniyetini dahil ediyor kitabına ve çok da güzel empoze ediyor el altından, o yüzden "Türk zihniyeti" tamlamasının eleştiri olmasını kabul etmiyorum. (Biliyorum senin söylediğin bu değil ama ben de hafiften o hissi uyandırdı, belirtmek istedim.)

    Tecavüz olayı korkunç bir şey, bana göre idamın geri getirilmesi için bir sebep hatta. Dediğim gibi ben de yazdım. Ama bunun işleniş biçimi, neden oluşu, sonrasındaki pişmanlık dönemini ve ne boktan bir şey olduğunu anlatmak önemli bence. Hani "Tecavüzse de ne olacak, evlenirsen aşık olursun," gibi bir mantık üretmemeli kesinlikle. Bence yazılabilecek bir konu ama hassas ve herhangi bir konudan çok daha dikkatle işlenilmesi gereken bir durum.

    Yine de yazarla ortak bir paydamız olduğu için söylemeden edemeyeceğim, bu kadına değer vermemek değildir, hayal gücüdür yalnızca :) Ağır olmasın, ihtam olmasın. Her ne kadar kitabı okumamış olsam da...

    Bak mesela ben kadına çok değer veriyorum, vermesem yan odamdaki susmak bilmeyen kızları çoktan camdan sallandırmıştım mesela, ay darlandım. Susmuyorlar a dostlar :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazarı tanımam etmem bu kitamı mary osborn da yazsa atıyorum beğenmeyecektim. Şimdi bazı tabular, bazı sınırlar olmalı bence...

      Tecavüz de bunlardan biri. Şimdi senin yazdığını okumadan ahkam kesmem doğru olmaz ama ben judith Mcnaught'un en sevdiğim kitabı olan sonsuza kadar daki en sevdiğim erkek karakter olan Jason'ı bile affetmedim! Ki adam 1700 lerde yaşıyor o zaman tecavüz kavramı bile şu gün olan gibi değil ama affetmedim :)

      Türk zihniyeti derken de bir aşağılama değil ama ya nerede türk yazar görsem bknz: asude bknz: FMA sürekli bir kadına mal muamelesi yapan erkekler var. Şu elimizdeki örnek tecavüzle son buluyor.

      Arkadaşım bu toplumun kadına bakışını ister istemez yansıtan bir unsur oluyor, yazarlarda toplumun bir parçası sonuçta.

      Benim itirazım bu kafalara.. Erkektir oyyşşh ne yapsa yakışır zihniyeti normalleşmemeli.

      Ay ben galiba feministim :) :)

      Sil
    2. Yaa ciddi ciddi okuyordum ama sonunda şahane bitirmiştin haha :D Bence galiba değil, sen tam bir feministsin. Ama çoğunlukla da haklısın yani. :D

      Sil
    3. Sahneyi öğrendiğime göre ekleyeyim: Kendiminkini baz alarak yapmıştım o yorumu ama hiç ilgisi yokmuş. Bu fazla ağırmış hakikaten. Ben de affedemezdim, kesinlikle. Daha Clayton'a kızgınım ben :)

      Sil
    4. Clayton sevmeyen biri mi gördüm :D Gözlerim parladı anında :D

      Yorumun her satırına katılıyorum. Ah ah oraları okurken neler hissettiğimi anlatmaya kelimeler yetmez :/

      Sil
  2. Ben spoi olmasın diye sadece bir sahne diye yazmıştım ama yazdığınız her satıra yürekten katılıyorum. Sadece tecavüz için de demiyorum bunu genel itibariyle kadını metalaştıran, cinsel obje olarak algılayan ve algılatan kitapları sevmiyorum. Ve bunları yazanların çoğunun da kadın olduğunu düşününce ne düşüneceğimi bilemiyorum :))

    YanıtlaSil
  3. Eğer bu romanı feminizm açısından değerlendirecek olursak önce feminizmin ne olduğunu bilmememiz gerekir.İki dalgaya ayrılan feminizmin ilk dalgası French Revolution ile birlikte kadınların eşit hak,eşit çalışma koşulları ve eşit eğitim hakkı istemesiyle başlar.İkinci dalga entellektüel bir amaç içerir ve kadının tarihi ve toplumdaki yerini benimsetmeye çalışır.Ataerkil yapıya başkaldırsada erkek düşmanlığı demek değildir.Bugün dünyada en önemli feminist yazarlar(Sarah Kane,Carly Churchill) yada en önemli romancılar(Thomas Hardy) bu konuyu eserlerinde işlemiştir.Edebi açından bakarsak hiç bir problem yok kitabın işleyişinde dünyada bunun daha kötü örnekleri veriliyor hatta suratına tiyatro diye bir tür var tamamen rahatsız edici çünkü amaç zaten bu bu konuyu işlemeden önemini anlayamayız.Yani bence feminist açıdan değerlendiriyorsanız bu kitabı bunlar eleştiri değil tamamen yerme.Hatta bence bir zihniyet problemi.Eleştirmen önce araştırır,sonra yorumlar.
    Fakat ben bu kitabı feminist açıdan değerlendirmiyorum. Deryal zaten bunu yapabilecek bir karakter.Onun yaptığı eylemi tecavüz değilde psikolojik bir rahatsızlık olarak değerlendirmek gerekir.Bu tıpta da vardır.Aslında çok şaşırmak lazım öyle bir karakterin böyle davranmasına.Bu yaşadığımız toplumda var olan bir şey.Ayrıca basma kalıpların dışına çıktığı için yazarı tebrik ediyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke adsız olarak yazmasaydınız çünkü yorumlarımı beğenmeyenleri cadı kazanlarında kaynatmıyoruz. Saygısız olmadığı takdirde her tür görüşe açığız.

      Feminizmin tarihçesini veya ansiklopedik bilgisini geçelim.

      Kitapla sorunum kitabı aslında çok beğenmiş olmam. Kalemini, akıcılığını, diyalogları, karakterleri...

      Ve birden bire hoppp asla affedilmeyecek bir şey çat diye önümüze koyuluyor.

      Kim ne derse desin benim kişisel görüşüm şudur ki böyle olayların kitaplarda, dizilerde geçmesi olayları sadece normalleştiriyor.

      Ve tecavüz, tecavüzcüyle evlenmek gibi şeyler normalleştirilemez. Toplumsal gerçeklere değil bu çirkin toplumsal gerçeklerden kurtulmaya ihtiyacımız var. Bunu ne yazık ki tecavüzcüsüyle evlenip sonsuza kadar mutlu yaşayan edebi karakterlerle yapamayız.

      Sil
  4. Yazını okuduktan sonra yorum yapmadan geçemedim.Öncelikle feminizmin tarihçesini yada ansiklopedik bilgisini geçelim diyemiyoruz malesef ki bu ansiklopedik bir bilgi değildir. Malesef savunduğumuz bir şeyi iyi bilmemiz gerekiyor,bu konuda ne gibi eserler verilmiş,ne gibi konular işlenmiş,amaç tam olarak neymiş bunları bilmeden bu konular hakkında yorum yazmak altını boş bırakmak oluyor.Kendimce bir öneride bulunmak istiyorum eleştiri yerme yahut hakarete kaçma değildir üsluba dikkat etmek gerekir...

    Bu kitabın böyle bir ideolojiye sahip olduğunu böyle bir görüşü savunduğunu düşünmüyorum bunu gösterecek bir şey göremedim.Tam da aslında feminizmin işlediği konulardan sadece en basiti..Bir romandan sadece böyle bu sonucu çıkarmakta hangi pencereden,hangi algı ile ve kitabı hangi ideoloji ile okuduğunuza bağlıdır.Bir çok türde eser,roman,tiyatro okuyan biri olarak bu kitabın bu olayı normalleştirmeye çalıştığını düşünmüyorum.Bu zamana kadar dünyada da bu konuyu işlemiş bir çok yazar vardır ve hepsi yazdıklarının arkasında durmuştur öyle de olması gerekir.Aynı konuyu ele alıp,aynı konuyu yazmış fakat işleyiş farkını deyip sıyrılmayı doğru bulmuyorum yazarın kendi ideolojisine ters düşmesi kadar kötü bir şey yok.Sadece algı ve perspektif meselesi.Umarım sizlerin ''matriarchal''eserlerinizi okuruz...

    YanıtlaSil
  5. yazıların çok güzel ve yararlı bunu beğendim hemen alıp okuycm :)
    banada beklerim :)
    http://pamukprensesmelie.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  6. bir dakika ya , kitabın ismi zaten kimliksiz değil mi ? kimliksiz ne demek ? kişiliksiz mi ? yoksa toplumda kesin bir edinememiş bir insan mı demek ? insanoğlunun varlığından beri insanların çözemediği tek şey insan psikolojisidir ki bu herkesce bilinmektedir komik olan durum sex and the city gibi dizelerin başından kalmayan insanların bu olayı ahlaki bakış açısı ile bakmaları , şöyle de bir durum var fiction dediğimiz kavramda yazarlar ve ya senaristler ortaya o kadar iğrenç şeyler atar ki '' ulan bu ne ''gibi bir durum ortaya çıkar aslında verilmek istenen mesaj çok çok farklıdır ki bu genelde 50 yıl sonra anlaşılır bu önde gelen romanlar için de geçerli şu an dünyanın önde gelen yazarları kendi çağlarında farkedilmemiştir neden ? çünkü yazar ileri görüşlüdür zaten sizin etrafta şahit olmadığınız durumları ve ya hayatları kurmaca bir şekilde ele alırlar , eğer kitaplar sizin her gün şahit şahit olduğunuz bir hayatı yazsaydı aşırı sıkıcı olurdu ve inanın bana bu kitapları okumazdınız zaten ki kaldı ki günümüzde doğuda ve ya güneydoğu da tecavüzcüsüyle evlenen kadınlarımız yok mu ? ben duymustum mesela ki bir zamanlar bir erkek bir kadına bir kıza tecavüz ettiği takdir de o kadınla evlenmek zorundaydı bu Türkiye tarihinde olmuş birşeydir tek farkı aşk mı yani ? insan psikiolojisini yıllardır prof. lar çözemişken sizin böyle bir eleştiri ile yaklaşmanızı olumlu bulmuyorum kaldi ki eleştirdiğiniz yazar ilk defa kalemini kullanmış kişidir. Ben edebiyat mezunuyum çok eleştiri okudum çok da yazdım ama buna k bakmayın eleştiri diyemeceğim bu yermedir ,aşağılamadır .Eleştiri yazmak güzeldir bu yazar için çok faydalıdır ama yazarken karşı tarafı kırmayacak şekilde davranılması daha uygun olurdu , iğrenç dizilerin başından kalmayan , Aşk - ı Memnu mudur nedir böyle bir dizin izlenme rekorları kırdığı bir ülkede ahlaki bakış açısı ile eleştiri de bulunmak hadı bunu geçelim bundan sanki Kimliksiz Romanının yazarı sorumluymuş gibi konuşmak yazara çok büyük haksızlıktır.Aşk ı memnu da yaşanan olaylar sizce ahlaksızlık olan şeyleri aşk yolu ile gerçekleştirmeye dayalı bir tutum değil miydi ? aa ama çok seviyorlar birbirlerini diyen ve bu bakış açısı ilen bakan bir toplumdan bahsediyoruz şimdi bu dizi deki olayları normal karşılaayan ve Tv nin başından kalkmayan bir toplumun ahlaki tutumunu savunuyormuşunuz gibi geldi bana yazdıklarınıza bir yere kadar saygı duyuyorum ama çoğuna da katılmıyorum.
    Sizce Aşk herşeyi affetmiyor olabilir ama bence ediyordur ? subjective kafadan kurtuldan sonra eleştiri yazmak çok daha mantıklı olucaktır sizin için. Belki de romandan bu kadının kocası aynı zamnda tecavüzcüsü ile olan ilişkiden çıkarılması gereken tek şey insanın neler yapabileceğidir belki de aşkın insana neler yaptırabileceğidir. Bakış açımızı değiştirmek çok iyi olurdu edebiyat dediğin bakış açısından ibarettir bu eleştiriyi yazdığınıza göre eminim ne demek isteiğimi anlamışınızdır

    YanıtlaSil
  7. Merhaba, seni bir mime etiketledim. Yapmak istersen link ; http://kitaplarvebulutlar.blogspot.com.tr/2014/10/mim-book-challenge-tag.html#comment-form

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...