21 Aralık 2015 Pazartesi

MEĞER NE ÇOK SEVMİŞİM - LISA KLEYPAS


Merhabalar, bugün size Meğer Ne Çok Sevmişim adlı kitaptan biraz bahsedeceğim. Tarihi Romansları çok sevdiğimi hepiniz bilirsiniz. Lisa Kleypas daha evvel okuduğum bir yazar değildi ama açıkça söylemek gerekirse ben yazarın kalemini ve tarzını fazlasıyla sevdim.

Kitabın ilk başta dikkatimi çeken kısmı konusu ve kapağı olmuştu. Birbirini tanımayan iki insanın mektuplaşması ve sırf bunlar aracılığıyla birbirine aşık olması fikri bana inanılmaz romantik gelmişti. Eh doğrusu beklediğim gibi de oldu. Tam da umduğum gibi orjinal ve özenli bir hikayeyle başbaşa kaldım.

Kitaptaki erkek karakter çok parlak, çok ahım şahım biri değil. İşin aslı pek de şövalye sayılmaz. Psikolojik olarak sorunlu, kişilik olarak zayıf sayılabilecek bir adam. Kitabın asıl sevdiğim karakteri asıl kızımız Beatrix. Kendisi dönemindeki diğer kadınlarla kıyaslanınca neredeyse aktivist bir hayvansever. Bu tavırları yüzünden sosyetik arkadaşlarından bile bir çok tepki almış genç bir leydi. Yine de dillere destan olan mavi gözleri ve koyu saçlarıyla her bekar erkeğin gözdesi.

Kitap birinci dünya savaşı sırasında geçiyor. Erkek karakterimiz Christopher Ruslarla çarpışan bir cephede ve yaşayan hiçbir insanın görmemesi gereken şeyler görüyor. Bir ara yaralanıyor ve üsküdar'a gidip tedavi bile görüyor. Aslında kitabın o bölümünde türklere diar bir şey geçecek mi diye biraz heyecanlandım ama tedavisi dışında herhangi bir bilgi yok ve bizden de bahsedilmemiş. Zaten buradan sonra Christopher İngiltere'ye dönüyor ve savaşın içindeyken kendisine umut olan o mektupların sahibesinin peşine düşüyor.

Yalnız küçük bir sorun var ki o da şu, mektupların yanlış kişiye ait olduğunu sanıyor. Savaşa gitmeden önce yalnızca bir kez danst etme fırsatı bulduğu güzel, bencil ve havai Prudence'a yazdığı mektuplara cevap veren Prudence değil hakkında "ahırlara yakışır" diye düşündüğü Beatrix. Tabii ki kitabın sonunda Beatrix hakkında fazlaca yanıldığı ortaya çıktı ve öfke aşka dönüştü. Aralarındaki karşı konulamaz çekimin de buna etken olduğunu yadsınamaz. İki ileri bir geri hallerini okumak ve çekişmelerini görmek benim için oldukça keyifliydi.

Kitabın içinde erotik sahneler vardı ama asla rahatsız edici düzeyde değildi. Her şey tam dozunda, ayarında ve olması gerektiği gibiydi. Açıkçası ben kitabı türünün seveni herkese tavsiye ediyorum. Öfkenin aşka dönüşünü ve bedenleri birbirini tanımayan iki insanın ruhlarının birbirini tanımasını görmek isteyen herkes bu kitabı okusun derim.

Herkese Keyifli Okumalar...


2 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...