10 Aralık 2013 Salı

ŞAHANE GELİN - FATİH MURAT ARSAL



şu an sabahın altısı ve ben kitabı biraz evvel bitirdim.. uykum var, uyumak istiyorum fakat içim içimi yiyor anladım ki bunları yazmadan uyuyamayacağım..

türk yazınına her zaman mesafeyle yaklaşım ben. roman bizim edebiyatımızda gelişmiş bir tür değil ve en iyi örnekleri bile çoğu zaman sönük. bu yazarın o kadar çok methini duydum ki ve kitabı o kadar çok övgüyle anlatmış ki bazı blogger arkadaşlar dayanamadım bende okumam gerek, şans vermem gerek diye düşündüm.

büyük harflerle devasa puntolarla şöyle bir ibare koymalı bu kitaba..

"BU KİTAP TAMAMEN ERKEK FANTAZİSİDİR; GERÇEK KADIN-ERKEK İLİŞKİLERİYLE BİR İLGİSİ YOKTUR."

yıl olmuş 2013..

türkiye'nin sayılı zenginlerinden bir inşaat şirketleri topluluğunun sahibi osman bey tamamen hayır olsun diye bedavaya yaptırdığı bir köprü için kış şartlarında bizzat doğunun bilmem ne şehrindeki şantiyeye gidiyor..

üstüne üstlük bu adam buralarda bir yerle içkiyi fazla kaçırıyor ama şoför kullanmayı veya taksi çağırmayı akıl edemiyor.. yoğun kar yağışı sırasında oluyor hep bu olaylar.. daha sonra bir kıza çarpıyor ve kızı komalık ediyor. kız ölmüyor ama kızın babası savcıylan hakimlen kankagiliz diyerekten ya kızımla evlenirsin ya da hapislerde çürürsün diye şantaj yapıyor..

tekrar ediyorum yıl olmuş 2013.. ücretsiz bir inşaat için ali ağaoğlu tadında bir adam bizzat türkiyenin ucundaki bir şantiyeye gidiyor.. üstelik burada koruma, güvenlik, şoför kullanmadığı gibi kış şartlarında  alkollü direksiyona geçiyor.  birine çarpıp komalık ediyor.. ve bu avukatlar ordusu olan isterse baroyu satın alabilecek olan bu adam kızımla evlenceeennn şantajına boyun eğiyor..

bana kalırsa biraz daha zorlarsak fantastik kategorisine çok rahatlıkla sokabiliriz..
osman 30'lu yaşların ortasında gülay'sa 18 yaşında.. kürt kökenli bir kız ama hayatını izmirde bursada kısaca batıda geçirmiş.. liseyi birincilikle bitirip tıp kazanmış ama okulunu dondurmuş ve bu kız hiç öpüşmemiş bile.. sürekli bir güzellik vurgusu var üstünde öyle güzel, böyle güzel, felaket güzel.. zaten başka da bir özelliği yok kendisinin okuduğum hiçbir kadın karaktere bu kadar sinir olmamıştım..

sürekli aç geziyor, ağlıyor, sızlıyor, düz yolda yürüyemiyor, sesi çıkmıyor.. ezik.. saflık falan değil kız alanen salak gibi.. sanki ülkemizde yeterince çocuk düşkünü yokmuş gibi sürekli de bir çocuğa benziyordu.. çoook seksiydi ama kız çocuğu gibiydi.. sevişmek için ölüyordum ama çocuktu bu resmen.. eyvallah kitapların sosyal mesaj verme zorunluluğu yok ama bu kadar da gözüne gözüne vurulmaz ki kardeşim.

kendime sürekli tekrar etmek zorunda kaldım yıl 2013 medeniyetin sonundayız.. medeni bir ülkeyiz, kadın hakları için iyileştirmeler peşindeyiz.. eğer biri bir daha yakınımda, yöremde 100 metrekarelik bir alanda kocalık hakkından bahsederse ağzına ıslak odunlarla vuracağım. bizim gibi insanlık hakları ve temel özgürlükler açısından üçüncü dünya ülkesi denilebilecek bir ülkede bile evlilik içi tecavüz diye bir ihlal, bir suç var tanımlanmış.. 16. yüzyılda geçen bir roman yazıyorsan kocalık hakkı, kadınlık görevi, erkeği memnun etme kavramlarından bahsedersin bu kadar rahatlıkla. bu nedir gerçekten isyan etmemek elde değil yani..

yazar bir söyleşisinde feminen tavırlı erkek karekterler yaratmadığını erkeklerin gerçekten erkeksi olduğunu söylemişti.. ben okuduğum kadarıyla bir erkeksilik göremedim zira bana göre hainlik, alçaklık, dağlardan daha büyük bir ego, karşındaki insanı cinsel olarak kullanmak, duygularını suistimal edip zihinsel şiddet uygulamak ne erkeksi, ne seksi ne de başka bir şey. osman bana göre bildiğin garabet..

gerçek ilişkilerin ya da gerçekçi erkeklerin osmanla ve bunlarla hiçbir ilgisi yok. evet küçük dağları ben yarattım ah iyi ki erkeğim erkek olmayı çok seviyorummm tadında psikolojik problemleri olan insanlar yok değil. ama işte onlarda ne bir aşk romanında baş karakter ne de figüran olabilir sürekli terkedilen tayfadan ibaret onlar..
 
değişen dünyada, modern dünyada herkes eğitimli, kültürlü, kendine yetebilen, karakterli kadınları kabullenmek zorunda; dünya da türkiye de.. karakter gösteremeyen, ezik, silik, varlığıyla yokluğu sadece yatakta değişen, varlığını bir adamın egosunu okşamaya vakfetmiş kadınları kimse hayran olunacak, aşık olunacak kadın diye yutturamaz artık. her türlü odunluğu, silah taşımayı, zenginliğe dayanan zorbalığı da kimse erkek gibi erkek diye yutturamaz.

sevenlere saygı duyuyorum elbette ama sevmedim ben.. baştan ayağa yanlışlar silsilesi gibiydi bana göre karakterler adına utandım belkide..


13 yorum:

  1. Kitap hakkında yaptığınız yorumun hepsine katılıyorum.İlk defa Allaha şükür bir bloger gerçekleri dile getirdi dedim ve size sonsuz teşekkürler.Dediğiniz gibi gerçek kadın erkekle bir ilişkileriyle bir ilgisi yok...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim :)

      tarafsız ve objektifim her zaman eleştirilerde yapıcı olmalı elbette ama saçımı başımı yolacaktım sinirden ya.

      Sil
  2. Allahım okuyunca mutlu oldum benimle aynı fikirde olan bir insan bulmak ne hoş bir nimet:)
    aynen dediğin gibi ya ben de kitabı okudukça kızdım sinirlendim erkeklerden tiksindim...hep mi insanın aklı uçkurunda olur kardeşim...hayır işin kötü yanı bu adamın her kitabında bir de zorbalık var illa zorla yapılan bir evlilik oluyor yani kitaplarda...bence yazarın çocukluğuna inilmeli psikoloji tabiriyle.
    ayrıca bence yazar aşk yazdığını düşünüyor ama o aşk değil de cinsellik... adam kadınla yatınca aşık oluyor var mı böyle bir olay kardeşim? her kitapta da aynı bu bence aşkı gösteren bir şey değil! ne demek ya yatıyorsam o kadına aşığım demek gibi bir şey bu. kadınları da aşağıladığını düşünüyorum açıkçası ben. her kadın karakterinin başına hemen hemen aynı şeyler geliyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. diğer kitapları okumadım okumayı da düşünmüyorum..
      kadınlar üzerinden erkekliklerini kanıtlamaya kitaplarda bile devam ediyor erkekler..
      kitap baştan ayağa kadınlara bir aşağılama zaten.
      ayrıca erkek bir yazarın kadın iç dünyasını anlaması anlatması çok zor en basiti ve herkesin kabul edeceği gerçek 18 yaşında bakire bir kız 40 lı yaşlarına gelmekte olan bir adamla gönüllüce birlikte olmak istemez..
      insanı zorla feminist yapıyorlar ya :)

      Sil
    2. he ya :) hislerime tercüman oldun :) kızlar da direkt süzme aşık çıkıyor hep yazarın kitaplarında eriyip biten türden kızlar hepsi :) yav diyorum bu kadar mı tasma meraklısı anlatılır kadınlar

      Sil
  3. Üçüncü tekrar olacak ama söylemeden geçemeyeceğim, neyse ki bir ben değilmişim yazarın tarzından rahatsızlık duyan...
    Böyle dürüst ve objektif yorumlar yapan bloggerları pek göremiyoruz, şaşkınlığım ondan zannederim :D Ama iyiki arkadaşım tavsiye etti de okudum yorumunu. Katılmadığım tek kelimesi bile yok!!!

    Hani günümüzde erotik romanlar okumak moda oldu ona da birşey demeyeceğim ama yazarın anlattığı cinsellik de erkek bakış açısından, kaba saba, romantizmden nasibini almamış bir cinsellik. Kendi adıma beni son derece rahatsız eden bir tarafı kitapların bu kısmının...

    Yıllarca kadının cinsel meta olarak görülmesiyle savaşmış, birey olma mücadelesi vermiş kadınların şimdi bu tarz kitapları ayılıp bayılarak okuyor olmalarına inanamıyorum ben. Ya da ortada şöyle bir gerçek var: Bu kitapları okuyan kadınlar zaten metalaştırılmaktan bir rahatsızlık duymuyorlar, onların yerine de biz boşuna çırpınıyoruz.

    Fatih Bey çok satan yazarlardan malumunuz, üstelik çıkardığı her kitap da hemen hemen bu üslupta... Şimdi kimi suçlamak lazım bilemedim; yazarı mı, okuyanları mı yoksa hiçbir edebi kriteri dayanak kabul etmeden ticari çıkar gözeten yayınevlerini mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dürüstlük en önemli şey.. ben saçma sapan kitapları muhteşem diye asla öneremem zaten bu blogu kurarken amacım insanların bir kitabı almak istediğinde gerçekçi fikir sahibi olabileceği bir kaynak yaratmaktı..

      erotik yazım dili benim için problem değil ama herşey yanlış kimse kimseyi bu şekilde kullanamaz hiçbir 18 yaşında kız tanımadığı bir adam ona dokunsun diye iç çekmez.. dahası çocuk benzetmesi beni çok rahatsız ediyor..
      ne söyleyeceğimi bilmiyorum doğrusu..
      serbest piyasa ekonomisi herkes her şeyi yapmakta ve pazarlamakta özgür..
      bu noktada ne yazarla ne yayıneviyle bir problemim yok, olmazda..
      burada problem bunu tercih eden, popüler hale getiren, satın alan okuyucuda..
      sadece reklamları güzel diye kötü bir ürünü tüketmek gibi bir şey bu..
      bu kitaplar sadece bu yanlışların sonucundan ibaret..

      Sil
  4. Bu yazarı bir sitede kendini öve öve bitirirken tanıdım. Ve ilk gördüğümde cidden nefret ettim. Bu kadar uyuz, bu kadar kendini beğenen bir tipin yazdığı kitap ne olabilir diye hiç okumadım. Bir çok yerde karşıma çıktı ve ben inatla okumadım. Şimdi yorumunuzu okuyunca da tahminlerimde haklıymışım dedim. Yazar bana biraz hani derler ya amiyane tabirle "kıro" gibi gelmişti. Kitap yorumunuza baktığımda evet tahminim doğru çıkmış. Kafasında kurduğu saçma sapan fantazileri(yaşlı uyuz adamın kendisine hayran çocuk yaştaki karısı hayallerini) bize okutmaya çalışan tip. Her sitede okuyun ben süper yazıyorum diyen, her tarafına türk bayrağını yapıştırarak 'türk büyük süper yazar' diye kendini tanıtan uyuz birinden ne beklenir ki zaten.

    YanıtlaSil
  5. Bayanlar bir erkek yazari bu kadar kiskanmaniz akil alir gibi degil sizin cikaci dediginiz o kitapevi yillarca bircok genc yazara destek olmus ve onlara saygi duymustut yani cikarci diyecekseniz pegasusa buyrun bu arada fatih beyin her yastan erkek kadin bircok okuyucusu var hayatimda yaptiginiz yorum kadar sacma yorum gormedim.allasen evet gulay orda pasif bir karakterdi ama o kendi icinde savasan bi karakterdi ve bu kitap 2013 yilinda yazilmadi onceleri pdf olan bir kitapti bu yani yazimi eskilere dayaniyor bu arada guclu karakter mi istiosunuz zoraki koca yi okuyun ya da seni sevmek istemedimi fatih beyin kitaplari bu yillardaki en iyi kitaplardan bazilari lutfen haksiz etmeyin .

    YanıtlaSil
  6. Cok haklisin tatlim ben 47 yasinda bir bayanim kizlarim ise 17-19 yasindalar ama aramizdaki yas farkina ragmen hepimiz bayilarak okuyoruz fmarsal kitaplarini bu arada fatih beye burnu hhavada demisler fmarsalin taninmasi ya da taninmamasi umrunda degildir hatta hikaye pdflerini roman yapma dusuncesi fanlarindan cikmistir.

    YanıtlaSil
  7. gerçekten inanamıyorum ya fma'a bir küfür etmediğiniz kalmış onu da yapında tam olsun kendisiyle bu yıl çukurova kitap fuarında tanıştım ve kitaplarımı imzalattım sizin dediğiniz gibi de burnu havada bir insan değildi okuyucularıyla tek tek ilgilendi ve hiç kimseyi de geçiştirmedi çok güler yüzlüydü hatta kendi ailesinden bile bahsetti size soruyorum hangi burnu havada olan yazar bunu yapar bir de karakterler meselesi var fma'ın bütün kitaplarını okudunuz mu ? hayır öyleyse neden okumadığınız diğer kitapları adına da yorum yapıyorsunuz başkasından duyduğunuz saçma sapan şeylerle ayrıca şahane gelin de feministlik yapmanızı gerektirecek bir durumda göremiyorum o kadar feministlik yapmanızı gerektirecek kitap varken gelip bu kitaba takılmanız çok saçma bence, gülay karakteri zaten en başından beri osmana aşıktı dikkat ederseniz kazadan önce şantiyede görüp aşık olmuştu yani istemediği bir adamla evlendirilip birlikte olma meselesi de yok ephesus yayınlarına gelirsek bence en iyi yayınevlerinden birisi çünkü yeni yazarlara fırsat veriyor yani pegasus gibi hemen geri çevirmiyor

    YanıtlaSil
  8. yorumunu okurken koptum resmen :))

    Fatih Murat Arsal'ın Şahane Gelin kitabını merak edip alınacaklar listeme eklemiştim, senin yorumunu görünce kararsız kaldım :)

    Yazarın, Seni sevmek istemedim adlı kitabını okuyorum şu anda yeni başladım, yazarın okuduğum ilk kitabı olacak, senin şahane gelin hakkındaki yorumunu görünce bende elimdeki kitabın akıbetini merak etmeye başladım :))

    Yazı için teşekkür ederim :))

    YanıtlaSil
  9. Bilip bilmeden çocukça yapılmış bir yorum bu kesinlikle. Hem diğer kitapları okumadan hepsi hakkında kötü diyorsun hem de hiç tanımadığın bir insanın kişiliği hakkında kötü şeyler yazıyorsun. Ayıp ya ayıp. Hayatımda tanıdığım egosu en az insanlardan biri Fatih hocadır. Çok sıcakkanlı doğal samimi davranır bütün okurlarına. Önyargılarını insanlara gerçekmiş gibi aktarma lütfen. Beğenmeyen okumaz net. Bu kadar yalan yanlış eleştiriyi kimse hak etmez. Beğenmediysen yarım bırakabilirdin. Zorla okutan yok.

    Kitapta Gülay'ın güzelliğinden başka bir şey yok derken? Gülay karakteri biraz uysal bir kadın evet ama yaşadığı şartlar altında öyle. Tek başına bir şehirde kendi ayakları üstünde durabilecek kadar güçlü bir kadın. Osman'ı ilk gördüğü anda aşık oluyor ve ailesi bunun farkında olduğu için evlilikleri bu şekilde gerçekleşiyor.

    Hem bu tarz şeylerin olmadığını düşünüyorsan Türkiye'de yaşadığımızı hatırlatırım sana. Daha zor evlilikler her gün kaç kişinin hayatını değiştiriyor. Sadece roman olduğu için insanları mutsuz etmemek için farklı bir kurgu var. Ama bunu anlayana.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...