3 Mart 2015 Salı

GÖZLERİNDEKİ CANAVAR - J. M. DARHOWER


Asla unutmayacağım bir hikayenin yorumuyla tekrar karşınızdayım. Ignazio Vitale'in nam-ı diğer canavar'ımızın meşhur kitabını bitirdim. Gözlerindeki Canavar okuduğum en iyi kitapların içine girmeye çoktan hak kazandı. Ignazio'ysa en iyi erkek karakter listesine tepelerden girer.

Bloglarda veya internet sitelerinde bir türlü kitabın konusuna ilişkin bir şeyler bulamıyordum. Eminim sizde aynı sorundan müzdaripsiniz. Bu kitap erotik mi? BDSM mi? Fantastik mi ya da mafyavari bir şey mi? Bütün bunların elle tutulur cevapları yok çünkü bu kitap hiçbiri değil. Bu kitap sadece ve sadece bir adamın hikayesi. Ignazio Vitale'in. Onun dışında herkes -Karissa dahil- sadece figüran.

Kitap ilk elinize aldığınızda ister istemez bir gözlerinizi deviriyor, kendi kendinize "Amerikayı kaç kere keşfedeceğiz?" diye söyleniyorsunuz. Kitapta klişe sayılabilecek bütün unsurlar var. Zengin adam ve fakir kız teması zaten kitabın içine resmen gömülü. İlk bölümü okuduğunuz andan itibaren kafanızda garip bir karşılaştırma başlıyor. "Gri'nin Elli Tonu'nun çakmasını okumak için mi bu kadar heyecan yaptım?" diye ama inanın okudukça ortaya çıkıyor ki alakası bile yok. Kitap erotik bir kitap, cinselliğin içinde şiddette bolca kullanılıyor ama bütün bunların hepsinin çok mantıklı bir sebebi var.

Spoiler vermeden anlatabilmek imkansız o yüzden elimden geleni yapsam da yuvarlak ifadelerle konuyu toparlamak zorundayım. Başından beri Vitale'in neyi, neden yaptığına dair hiçbir açıklamamız yok. Bu insanda hep bir çiğlik hissi yaratıyor. Yani böylesi harika bir adam Karissa'da ilk görüşte ne bulmuş olabilir diye düşünmeden edemiyorsunuz ve bu his ne sizin ne de Karissa'nın peşini bırakmıyor. Adamın karanlığı, psikolojik bozuklukları, birinin onu zehirleyeceğiyle ilgili paranoyası, gittikleri her mekanda korku ve saygıyla karşılanması her şey kafa karıştırıcı. Ignazio Vitale harika, efsanevi, görkemli, ayrıcalıklı bir kargaşa yumağı gibi.

Kitabın sonu o kadar beklenmedik, o kadar mantıklı ve farklı bir şekilde bağlanıyor ki bir an da kafanızın içindeki bütün soru işaretleri çözülüyor. Bir karakteri anlamak, sevmek, nefret etmek, acımak, hayran olmak... Aynı anda bütün bu duyguları o adama karşı hissedebiliyorsunuz. Az buçuk psikolojiden anlıyorsanız Vitale'in sevişirken gösterdiği şiddet eğiliminin sebebi zaten devasa puntolarla karşınıza çıkmış oluyor. Kitabın kapağını kapattığınızda buruk, üzgün, kırgın ama umutlu hissediyorsunuz ve ikinci kitabı ne zaman elinize alabileceğizi de delice merak ettiğinizi eklemek isterim.

Kitabın sonunda bağlanmamış ve açık bırakılmış bir çok şey var. Açığa çıkamamış sırlar var. İkinci kitap şart ve elzem. Bunun için içten içe sevinmiyor değilim doğrusu Vitale'in bakış açısından bir kitap okumak da beni inanılmaz mutlu eder. Çünkü adam tam anlamıyla bir kapalı kutu. Okurken bile tüyler ürpertici derecede kusursuz. Gerçekten yazar ne kadar kasmışsa adamın üstüne düşünülmemiş bir tane repliği yok. Tavsiye ediyor musun derseniz; kesinlikle tavsiye ediyorum. Erotik roman seviyorsanız ve hatta sevmiyorsanız bile bu kitap okunması gerekenlerden. Vitale'i sevenler ve Vitale'den nefret edenler olarak ikiye ayrılmış durumdayız. Benim tarafım belli. Siz hangi tarafta olacaksınız?

Herkese Keyifli Okumalar...


1 yorum:

  1. Merhaba blogunuzu cok begendim.Ben ve arkadasim blog uzerinden 8 Mart Dunya Kadinlar Gunune ozel blog tanitim etkinligi duzenliyoruz bir cok kategoriler var hangisi size uyarsa ona yazilip diger bloglar tarafindan kesfediliyorsunuz.Katilirsaniz cok sevinirim daha dogrusu bu blogu okuyan herkes katilirsa cok mutlu olurum,gelin blogunuzu tanitalim :) http://izmirleydisi.blogspot.com.tr/2015/03/8-mart-blogger-bulusmas-8-march.html

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...