6 Ekim 2013 Pazar

SUPERNATURAL


yine ve yeniden bir övgü yazısı yazıyorum. eleştirilecek yanları hiç yok değil ama yeni başlayacak herkese tavsiye ederim bu diziyi. izlediğim bütün dizilerin bittiği ve izleyecek hiçbir şey bulamadığım nahoş bir günde can sıkıntısından izleyecek bir şeyler aradığım boş ama bomboş bir zamanımdı.
supernatural o an karşıma çıktı bir bölüm izleyeyim dedim bakalım neye benziyor?

hayatımda yaptığım en doğru seçimlerden oldu diyebilirim ilk bölümde tavanda yanan insanlar, şeytanlar, avcılar ve jensen ackles nam-ı diğer dean winchester..

korku fimlerini, fantastik öğeleri çok seven ve sıkılmadan izleyen biri olarak bir maden bulmuş gibi oldum..
hayaletler geldi, cadılar geldi, yaratıklar geldi bölüm bölüm giden hikaye giderek efsaneleşti..
üzülerek söylüyorum ki dizinin ilk bölümünden itibaren sam'in kaypaklık yapmadığı bir tek bölüm olmadı.

annemi şeytanlar mı yakmış? bana ne ben normal bir hayat istiyorum.
babam kayıp mıymış? bana ne ben zaten onu pek sevmiyordum.
kardeşim türlü çeşit iblisin arasına mı dalacakmış? bana ne ben koleje gideceğim diye ilk bölümden itibaren türlü çeşit nankörlük ve ergenlik yapıp 8 sezon boyunca ağzına kürekle vurma isteği uyandırdı.

aslan, kaplan dean kardeşini bir kere bile yalnız bırakmadı feci delikanlı anladıkta ben olsam çoktan yol vermiştim sam çekilir dert değil bana göre:)

şu an spolier olur diye ayrıntısını vermeyeceğim bir grup felaketten sonra diziye koruyucu, kurtarıcı meleğimiz castiel geldi ki aman aman allahım insanı imana sürükleyen bir karizmayla yıktı geçirdi.
dean canım benim aradığı dostluğu, desteği ve kardeşlik bağını castiel'de buldu ve ölümüne kanka oldular.

bu sırada sam'den bahsetmek gerekirse ruby falan diyeceğim sinirlerim bozulacak kısaca ağabey yine bi haltlar yedim kurtar beni nidalarıyla ve o "ıslak köpek yavrusu" bakışıyla dean'ciğimin başına bela olmakta. gerçi ben böyle diyorum diye yanlış anlamayın sam'in de sevenleri yok değil ben bile iki kardeşi ayrı düşünemiyorum..

cennet, cehennem, lucifer, micheal falan derken 5. sezon efsanevi bir şekilde bitti supernatural her zaman en önemli şeyin aile olduğunu yine hatırlattı gözlerimiz dolu dolu izledik, sevgili dean yine adamlığını gösterdi.. evet canım adamın dibisiniz dean&cass..

6. sezon çok bozdular, öyle bir bozdular ki benim gibi koyu bir hayran bile öğğhk ama bu kadar olmaz dedi. bunun sebebi dizinin aslında 5 sezon olarak planlanmış olması ama yoğun hayran ve kanal baskısından dolayı -çok şükür ki- final yapamayıp; alt yapısı ve senaryosu zayıf bir sezona balıklama atlamak zorunda kaldı dizi..

pislik hep sammy'den çıkıyor varlığı bela "ruhsuz" yaratığın neyse tatlı bela diyip geçiyoruz o olmasa da tadı olmaz winchesterlar beraber güzeller onlar bir aile. 7. sezon başladı ki o an gerçekten bozmak nasıl oluyormuş anladım.. 7 ile kıyaslayınca 6. sezon efsaneviymiş acı olsa da fark ettim. çamaşır suyuyla ölen bakteri benzeri şeylerle 7. sezonu resmen hasta ettiler ama sadık bir izleyiciydim ve her bölümü sadık bir şekilde izledim.. 

bu sözlerim yanlış anlaşılmasın dizinin 6. ve 7. sezonu kendi içinde kesinlikle kötü değil dizi piyasasının tozunu attırır. sorun şu ki insan böyle efsane bir şey izlediği zaman dizinin sürekli kendini aşmasını bekliyor ve dizinin sezonlarını kendi içinde kıyaslamaya gidiyor. o yüzden ben sadece 6. ve 7. sezon ilk 5 sezonun biraz gölgesinde kalmış diyebilirim saygılar diye de eklerim:)

7. sezonda cass'i çok özlediğim ve 17. bölüme kadar senaristlere çok kötü konuştuğum olmuştur ama amerikadaki kulağı çınlatmamıştır herhalde.. 8. sezonda çok mutlu olduk toparladılar muhteşem gidiyorlar özellikle 13. bölüm ve sonrası neredeyse ilk sezonlar gibi mutluyum.. 

şimdi 9. sezonu deli gibi beklerken hatta gün sayarken bu yazıyı okuyan herkese neler kaçırdıklarını anlatmaya çalıştım. ben en azından bir şans verin derim.. 

çünkü supernatural izlemek etraftaki tuzlara bakıp kendi kendine tebessüm etmektir.
jensen'ı görebilecek olsan 8 yıllık ahbapmış gibi hey dean bu sammy de tam baş belası diyebilecek kadar yakın ve doğal hissetmektir.
klasik amerikan arabalarına hasta olmaktır..
hamburger görünce dean'in nasıl tıkındığını düşünmektir..
cehennemin kralını bile sevebilmektir..
maceracı, inatçı, inançlı o sevimli çocuk ruhunu canlı tutmaktır..
bir süre izlemeyince özlemektir bilmem kaçıncı tekrar baştan izlemektir..
bana kalırsa adeta bir hayat tarzıdır..




4 yorum:

  1. bugün bende dizi yorumu olarak supernaturali ele alacaktım güzel bir rastlantı oldu.
    Ama siz çok çok çok iyi anlatmışsınız gerçekten:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim:)
      samimi yazdım açıkçası tamamen içimden geldiği gibi ama taraflı oldu tabii dean'ciğime birazcık torpil geçtim gibi:):)
      tamamen duygusal:)

      sizin yazınızı da okumayı sabırsızlıkla bekliyorum:)

      Sil
  2. çocuklardan birini gilmore girlsden hatırlıyorum onun dışında seyredemem böyle dizileri : )

    YanıtlaSil
  3. fazla içli bir yazı olmuş... Ahhh ahhh Supernatural bir türlü bitmedi gitti... bir ömrüm bu diziyi beklemekle geçti ya :) başlamasına ben de çok sevindim...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...